Hz. Bab’ın Emrini Açıkladığı Gece Okunacak Levih (#15940)

En Kadimdir, En Büyüktür, En Yücedir!

Dil en yüksek bir beyan ile söz söyleyip, Kelime en yüksek bir sesle “Padişahlık göğün yaratıcısı ve isimlerin maliki olan Tanrı’ya mahsustur.” diye nida eylediği halde, insanların çoğu gafil. Rahman’ın tatlı ezgileri bütün varlık âleminde bulunanları kapladığı, O’nun gömleğinin kokusu kutsiyet memleketlerini sardığı ve İsm-i Âzam bütün dünyada olanlara göründüğü halde, insanlar hâlâ ışık sızdırmaz bir perde içerisinde.

Ey Kalem-i Âlâ! Ulu Varlık’ın ezgisine göre nağmeler söyle. Çünkü isimler melekûtunu Yüceler Yücesi İsmimizle süsleyen Gün’ün yaklaşması nedeniyle kavuşmanın hoş kokularını seziyoruz. Bu İsim öyle bir isimdir ki; arşın yanında anılacak olur ise, Huriler derhal en güzel nağmeleriyle şarkılar söylemeye, Güvercin en tatlı ötüşleriyle ötmeye ve Rahman’ın dili, Elçilerin ruhlarını, onlarla birlikte temiz yüreklilerin ve Tanrı’ya yakın olanların ruhlarını büyüleyen sözler söylemeye başlar.

Bu gecededir ki, Kadim Sabah onun gündüzünden doğdu ve âlem o parlak ufuktan saçılan ışıklarla ışıklandı.

Söyle: O öyle bir gündür ki, Tanrı bu Büyük Haberi insanlara müjdeleyen Kişi’yi gönder-diğinde, hakikatle söz söyleyen Kimse’den ahit almıştır.

O gündedir ki, En Büyük Alamet görünerek bu Yüce İsimden söz açtı.

O gündedir ki yaratılmışlar, ayetlerden yayılan hoş kokuların tesiri altında sarhoş oldular. Ne mutlu o kimseye ki, kendi Mevlasını tanır ve ermişler zümresine katılır.

Söyle: O, gerçekten de ümmetler arasında en büyük Terazidir ve bütün ölçüler her şeyi Bilen Hikmetli’nin katından, O’nun vasıtasıyla zahir oldu. O, Kendi beyanının şarabıyla akıl sahiplerini sarhoş etti ve Benim bütün âlemlere koruyucu olan İsmimin saltanatıyla perdeleri yırttı. O, Beyan’ı bu Bahçenin yapraklarından bir yaprak yaptı ve onu bu güzel zikrin anılmasıyla süsledi. O, kullara kendi kendilerini Kıdem’in Doğuş Yerinden geri tutmamalarını, O’nun Zuhuru sırasında kendi bildikleri hikâye ve masallara yapışmamalarını tavsiye etti. Hüküm, O’nun katından zahir olan şeyde işte böyle verildi. Bunun böyle olduğuna hak üzere söz söyleyen Kimse tanıklık eder. Benden başka Aziz ve Kerim İlah yoktur. Sonrakine arka çevirmiş olanlar, evvelkine de inanmamışlar demektir. Sebeplerin Sahibi olan Kimse’nin bu doğru tarzda verdiği hüküm işte böyledir.

Söyle: O, bu Kök’ün müjdesini size verdi; dal yüzünden ondan uzak kalmış olanlar gerçekten ölüdürler. Dal, kavmin yapıştığı ve kavmin Aziz ve Övülmüş Padişah olan Tanrı’dan yüz çevirmesine sebep olan şeydir. O, nazil olan her bir şeyi Benim kabulüme ve her işi bu karşı konulmaz ve apaçık Emre bağlı kılmıştır. Eğer Ben olmasaydım, O ağzını açıp da bir harf bile söylemez, kendi kendisini göklerin ve yerlerin arasında ortaya çıkarmazdı. O, çoğu zaman Benim garipliğim, tutsaklığım ve belalarım için ağlamıştır. Bunun böyle olduğuna Beyan’da yazılı olan şeyler tanıklık eder. N’olaydı bilenlerden olaydınız!

Kuvvetli ona derler ki Tanrı’nın kuvvetiyle O’nun özgesinden kesilir. Zayıf ona derler ki, açık bir saltanat ile zahir olduğu sırada Tanrı’nın yüzüne arka çevirir.

Ey yeryüzü sakinleri! Bu Gün’de Tanrı’yı anınız; Ruh, bu Gün’de dile geldi; Aziz ve Erişilmez Tanrı’nın Kelimesi ile vücuda gelmiş olanların hakikatleri bu Gün’de O’na yükseldi.

Bu gün sevinip neşelenmek, en güzel elbiseyi giymek, Rabbin tekliğini övmek ve bu büyük fazıldan ötürü Tanrı’ya şükürler sunmak her bir kimse için takdir olunmuştur. Allah’ın muradına erenlere ne mutlu! Ve vay gafillere!

Bu Levih bu gece nazil olunca, onun bir inayet olmak üzere sana gönderilmesine izin verdik. Bundan ötürü Allah’a şükür etmelisin. Bu Levih eline geçince onu ahbap arasında oku; oku ki herkes Azamet Lisanı’nın söylediğini işitip ona göre amel eyleyenlerden olsun. Temiz yüreklilerin vücutlarını süsleyen şey ile seni işte böyle güçlendirdik ve donattık.

Âlemlerin Rabbine hamdolsun.

-Bahá'u'lláh
-----------------------

